SOĞUK BİR PAZAR GÜNÜ

Günaaaydııın.

Her ne kadar Mart ayına geçiş yapmış olsak da havalar biraz dengesiz. Samsun’da şu an hunharca yağmur var mesela. Peki soğuk bir pazar günü nasıl değerlendirilebilir?

Seni bilmem ama ben hiç soğuk havalarda AVM’lere kendini kapatan biri olamadım. Fazla basık, fazla kasvetli geliyor hatta. Yüzlerce insanın tüketim çılgınlığında kendini kaybetmesinden öteye gitmiyor benim için AVM olayı.

Kapalı yerlere gidip paranı gereksiz yere harcamaktansa, ailenle, evde kendine vakit ayırarak geçirdiğin veya zamanını sevdiğin insanlara ayırdığın bir pazar mükemmel ötesi. Böylelikle hafta içi yorulan bedenin biraz olsun dengesine kavuşur, ruhun beslenir.

Evde neler mi yapabilirsin? Valla demle kahveni, aç hafiften bir şarkı, al eline de kitabını.. Öyle uzaklaş biraz rutinlerinden, kafanı yoran düşüncelerden, endişelerden. Sen farkında değilsin ama kendine ayırdığın birkaç saatlik zaman seni uzun süre motive şekilde tutacak! Çünkü eğer kafan rahatsa, biraz olsun anı yaşarsan, kendine zaman ayırırsan çekilebilir kılarsın bazı şeyleri.

Başka bir öneri olarak dizi, belgesel ya da film izleyebilirsin. Patlat yağsız, tuzsuz mısırını, aç sevdiğin bir şeyi ve yine uzaklaş dünya telaşından.

Mutfağı seviyorsan hafta içinde yiyeceğin sağlıklı tarifleri bugünden hazırlayabilirsin. Böylelikle hem mutfakta kafa dağıtırsın hem de hafta içi ne yapsam? Ne yesem? Ara öğünde ne alsam? Gibi bir sürü dertten kurtulmuş olursun. Dalga geçmiyorum mutfak vazgeçilmez terapi. Dene sen de! Belki sen de mutfakta kendini kaybedenlerdensindir. Ayrıca ara öğünlerde (her ne kadar sağlıklı olsa da) marketlerdeki paketli ürünlere para vermene ne gerek var? Evde çok az malzemeyle bir sürü güzel şeyler yapabilirsin. Mesela #peppybrowni veya üç malzemeli kurabiye yi denemediysen mutlaka dene derim! Hem evdeki malzemelerle, hem kolay hem de gerçekten lezzetli oluyor. Kahveyle, sütle ve de aşkla tabi..

Ayrıca biliyorum sen sporunu atlamazsın ama pazarını da sporla daha güzel hale getirebilirsin. Serotonini arttırıp, bedenini rahatlattığın bir pazar da nefis olmaz mı? Çalıştır kalbini, çalıştır kaslarını ve esnet bedenini. Yaşadığını derinden hisset!

Tüm bunlara ek olarak meditasyon yapabilirsin. Gerçekten anda kalıp, tüm düşüncelerini, kafandaki soru işaretlerini, iş yerindeki/okuldaki sıkıntılarını tamamen unutmak da güzel fikir sanki? Uzan sırt üstü, serbest bırak bedenini, aç deniz sesi videosu,  aksın nefesin vücudunun her zerresine. Hisset! Sadece o ana odaklan! Birkaç dakika bile yapsan farkı göreceksin.

Bir yerlerde sırf zaman öldürmek için bir pazar geçirmektense kendin için faydalı şeyler yap. Kendini önemse! Sen kendine ne kadar çok şey katarsan, o kadar mutlu olursun bunu unutma. Sadece pazarları için demiyorum. Ruhunu beslemeyi asla ihmal etme!

İnsanız be! Duygusal varlıklarız, biz mutluysak, kafamız rahatsa yaşanılası oluyor hayat. Yoksa okulda böyle oldu, işte patronum bana böyle yaptı, o onu dedi, bu bunu yaptı, o bana bunu yapmamalıydı falan filan takma bunları. Sen önce kendi ruhunu besle. Böyle küçük sorunları dert etme kafana. Herkesin bambaşka sorunları var! Elinden geldiğince sorun çözücü ol. İçine atmaktansa, ortaya koyup tatlı dille konuşmak her zaman en güzeli benden demesi. Hayat öyle kısa ki. Dünya hepimizin! El ele verdiğimizde tadı çıkıyor, el ele verdiğimizde güzelleşiyor..

Öyle işte. Özetle, bu pazar senin pazarın olsun. Kendinle kavuştuğun! En güzel pazar olsun!